BİLSEMİN EN POPÜLER BİRİMİ
   
  DİL SANATLARI BİRİMİ
  Drama-Tiyatro
 

 

DRAMA ÇALIŞMALARI
Drama, tanım olarak, kendi içerisinde sosyalleşmeyi barındırmaktadır. Çeşitli etkinliklerin özelliğine göre tartışan, konuşan, olayları yaşayan, gözleyen ve yaratan çocuk sosyal iletişimin temellerini sağlamlaştırır. Bu nedenle sosyal gelişime etkisi olmayan drama etkinliği yoktur, denilebilir.
Drama etkinlikleri, belli bir grup içinde yapılmaktadır. Grubun birbirini tanıması, rahat bir çalışma ortamı ve özgür bir atmosfer sağlar. Yapılan etkinlikler çocukların içlerinden geldiği gibi bağırıp, rahatlamalarını sağlamaktadır.
Drama etkinlikleri;
* Çocuğun çevreyle ilişkisini sağlar.
* Çocuğun bilinci ve duygusal tecrübesi arasında bir köprü vazifesi görür.
* Çocuğun duygularını dışa vurmasını sağlar.
* Çocuğa dinlenme ve eğlenme olanağı sağlar.
Eğitim amaçlı yaratıcı drama da iletişim sanatlarından biridir.Çocuk, drama çalışmaları içinde gözlendiğinde, dil becerilerinde oldukça etkin olduğu görülür. Çocuk bu etkinlikler içerisinde yer alırken düşünme, konuşma, dinlenme, anlatma ve birbiriyle iletişim kurma becerilerini de kazanır. Bütün bu beceriler( plan hazırlama, problem çözme ) kendi içinden ve diğerlerinden gelen uyarılara doğal tepkiler verirken elde edilir.
Drama etkinlikleri sırasında çocuk, sözel iletişimi başlatması ile çeşitli durumlarda hayali karakterlerle karşılıklı diyaloglar kurar. Doğal, içinden geldiği gibi ve hayal gücüne dayanarak konuşur. yine organize edilmiş etkinlikler sayesinde çocuk sesinin tonunu, yüksekliğini yada alçaklığını, hızını ayarlayabilir.
Çocukların kelime hazneleri,
* Yaratıcı drama sanatıyla,
* Yaratıcı drama veya doğaçlamanın konularıyla gelişebilir.
Yaratıcı drama sadece bir öğrenme yolu veya eğitim modeli olmakla kalmamakta, dilin kazanılması, geliştirilmesi, zenginleştirilmesi için de önemli bir araç görevi görmektedir.
Drama, özde öğretim programının eşsiz ve bütünleyici bir unsurudur. Eğitimde sistemli ve devamlı drama eğitimi vermek, öğrencilere değerlendirme, yaratma, keşfetme, çözümlemeye yönelik soru sorabilme becerilerine sahip olma şansı sağlar. Dramada bütün öğrenciler katılma hakkına sahiptir. Bu sayede deneyim ve cesaretleri gelişir.
Drama, yüksek düzeyde yaratıcılık gücüne dayanan, insan tecrübesini araştıran bir yoldur.Dramatik etkinlikler, insancıl düşünme, hissetme ve davranmayla birlikte insanın kendisini ve diğerlerini tanımasına yardımcı olur. Öğrencileri beceri sahibi, tutarlı, anlayışlı, sahip oldukları imkanlarla dünyalarını genişletmeye çalışan, yaşama kendi düşünceleri ile katılan, cesaretli bireyler olma yolunda destekler.
Dramatik anlatım, öğrencilerin problem çözme becerilerini geliştirip, çözüme ulaşmalarını sağlar. En belirgin olan yeteneği belirleme, seviyeli sorular sorabilme, hipotez kurma, formül geliştirme ve sonuca ulaştırma, hoşgörü, empatik olma gibi kazandırılan beceriler diğerlerinin arasında yer alır.
Dramatik etkinliklerin kapsadığı diğer alanlar; dramatik oyun, doğaçlamalar, drama esaslı öykü, konu kaynaklı drama, sosyal rolleri içeren oyun, fan çalışması, deneyler ve bilimsel labaratuvarlardır.
- DRAMATİK OYUN -
* Yörüngesiz hayali oyundur.
* Dramatik oyunda fikirler çocukların ilgi ve tecrübesinden doğar...
- ISINMA ÇALIŞMALARI -
Belirgin bir beceri üzerinde kısa süreli olarak uygulanan sözlü uygulamalardır. Burada amaç konsantrasyon, hayal etme (çağrışım, imaj oluşturma), gözlem (duyumsama), hareket (gevşeme, rahatlama, esneklik, koordinasyon,duyarlılık), pandomim (objelerin ve karakter yürüyüşlerinin, biçim değiştirmelerin, davranış şemalarının taklidi hareketleri) dir...
- OYUNLAR - DOĞAÇLAMALAR -
Burada amaç, içinden geldiği gibi hareket etme, grup çalışması yapma (paylaşma, etkin katılım, almak ve vermek), sorumluluk alma ( alıdğı görevi yerine getirme ), esneklik ve problem çözücülük gibi fonksiyonları yerine getirmektedir.
- DRAMAYA DAYALI BİR ÖYKÜ -
Amaç: Dramatik unsurlar için öykü analizi yapabilme, orjinal öyküye uygun eklemeler (karakter ve olaylara ) yapabilme, öyküyü değiştirme, diyalogta ve pandomimde yeralan karakterleri canlandırabilme, dramatik fonun anlaşılırlığını sağlayabilmektir.
Eğitimde drama insanın;
* Özgüven duygusunun gelişmesini,
* Bilişsel dil, motor ve sosyal açıdan gelişmesini,
* Kendisini başkasının yerine koyarak, çok yönlü düşünebilmesini,
* İşbirliği, dayanışma ve paylaşma duygusunun gelişmesini,
* Kendisini ifade edebilmesini,
* Öğrendiği şeylerin kalıcılığını,
* Değişik yaşantıları tanımasını,
* Eğitim ve öğretimde aktif rol oynamasını,
* Oyun ve değişik ihtiyaçlarını gidermesini,
* Sorumluluk duygusunun gelişmesini,
* Kendi vücudunu tanımasını, nerede ve nasıl kullanabileceğini,
* Yaratıcı olmasını,
* Yaşamı çok yönlü algılamasını,
* Araştırma, istek ve duygusunun gelişmesini,
* Farklı görüş açılarına sahip olmasını, eleştirmeyi, tartışmayı öğrenmesini sağlar....
Drama, oyun yoluyla çocuğun doğasında zaten vardır. Burada önemli olan, çocuğa öğretilmek istenen şeyin önceden belirlenip, planlanmasıdır. Çocuk aktif olarak konunun içine girdiğinde, kendi yöntemleri ile ayrıntıları araştıracak ve sonuca ulaşacaktır. Böylece çocuk, yaşadığı dünyayı gözlemleme, araştırma ve keşfetme şansına sahip olacaktır. Çocuğun, birşeyi öğrenmesi, öğrendiği şeyi unutmayıp, günlük yaşama uyarlayabilmesi için bir nedene, yeni bir gerekliliğe ihtiyaç vardır. İşte bu gerekliliği eğitimde drama aracılığı ile yaratabilir....
 




DRAMA EĞİTİMİ
1. TEMEL KONULAR 
a. Yaratıcılık
b. Dramatik Oyun
c. Dramatizasyon
ç. Drama ( Yaratıcı Drama )
d. Rol Oynama
e. Doğaçlama
f. İletişim
g. Etkileşim 

2. OYUNUN ÖNEMİ 
3. DRAMA OYUN İLİŞKİSİ 
4. DRAMANIN ÖNEMİ 
5. DRAMA ARAÇ ve GEREÇLERİ 
DRAMA
Drama, eğitim ve öğretimde yeni bir oluşumdur. Ezbere dayalı bir eğitim çocuğun zihinsel gelişimini , araştırmasını, paylaşmayı öğrenmesini engeller. Drama ise , çocuğu geliştiren yetiştiren başlı başına bir eğitim alanıdır. Drama ile oyun iç içedir. Drama oyunun pek çok özelliğini barındırır. Oyun, çocuk için yemek, içmek kadar önemlidir. Oyun; çocuğun çevresiyle ilgi kurmasını,duygularını dışa vurmasını,deneyim kazanmasını , eğlenmesini , dinlenmesini , rahatlamasını ve problemlerini çözmesini sağlar. Drama ;bireyler arasında dolaysız bir iletişim ve etkileşim sağlar. Drama bir olayı,oyunu,yaşantıyı tiyatro tekniklerinden yararlanarak,geliştirerek canlandırmaktır.
Yaratıcı drama bir grup çalışması içinde,öğrencilerin bir yaşantıyı,bir kavramı,ders ünitelerinden belli konu yada temaları yaşayarak,canlandırarak,oynayarak öğrenmelerini sağlayan bir süreç, eğitsel bir ortamdır. Bu arada eski bilgiler yeniden gözden geçirilir,sorgulanır,yeni bilişsel ve duyuşsal örüntüler içinde pekiştirilir . Drama surecinde çocuk;gözlem,deneyim,duygu ve bilgilerini canlandırarak yaşar. 
1.TEMEL KAVRAMLAR
Dramada sıklıkla kullanılan kavramlardan önemlileri şunlardır :

a. Yaratıcılık
b. Dramatik oyun
c.  Dramatizasyon
d. Drama ( Yaratıcı Drama )
e. Rol oynama
f.  Doğaçlama
g. İletişim
h. Etkileşim
a. Yaratıcılık
1. Yaratıcılık insana özgü bir yeti ve yetenektir. Yeter ki insanlar bunun farkına varabilsin. Yaratıcı olmak için bir dahi olmak gerekli değildir. Yaratıcılık, insan yaşamının tüm yönlerinde yer alan temel bir yetenektir.
2. Drama insanlara bu özelliklerini fark ettirir. Yeteneklerinin farkında olan ve onları kullanmaya çalışan insanlardan çekinilmemelidir. Bu ifade şekilleri sözlü ve yazılı olabildiği gibi dans , resim , tiyatro , müzik , edebiyat,şiir şeklinde de gerçekleşebilir. Yada matematik,fizik,kimya,biyoloji gibi bilgilerin eklenmesiyle keşiflerde bulunmak şeklinde ortaya çıkabilir.
3. Yaratıcılığa bir süreç, bir kişilik özelliği yada süreç sonunda ortaya çıkan sonuç ( ürün ) açısından yaklaşılabilir. Eğitimciler açısından süreç daha önemlidir. Çünkü yaratıcı bir eğitsel süreç sonunda araştırıcı, özgür düşünen, sorular soran bireye ulaşır. Yaratıcı kişilerde öğrenmeye hazır olma, anlatımda akıcılık, düşüncede esneklik ve özgürlük, sabır,merak, sezgi,hayal gücü,deneme,araştırma,sınama,bulma,kalıplardan kurtulma ve yeni fikirler üretme en belirgin özelliklerdir. ‘Genel olarak yaratıcılık ;daha önceden kurulmamış ilişkileri kurabilme,böylece yeni düşünce şeması içinde,yeni yaşantılar,deneyimler,yeni düşünceler ve yeni ürünler ortaya koyma durumudur.’ Düşünce kalıpları dışına çıkmak hem bireye hem de etkileşim içinde olanlara önemli açılımlar sağlar. 
Yaratıcılığı Engelleyen Etmenler:
İnsanın yaratıcılığını engelleyen en önemli etmenleri şöyle sıralayabiliriz ;
* Bireyin kendini tanımaması
* Eksikliklerini ve fazlalıklarını bilmemesi
* Bilgiye ulaşmayı bilmemesi
* Ezberci eğitim ve öğretim
* Yurttaş olma sorumluluklarını tanımaması
* Yaşamı yeterince anlamlandıramamış olması
* Kendini ifade etme yetisinin gelişmemiş olması
* Toplumda var olan durum ve kurallara uyma zorunluluğu
* Rahatına düşkün olması
* Kendini yeterince özgür hissetmemesi
* Konu hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması
* Kendini güvende hissetmemesi
* Yenilgiye uğramaktan, alay edilmekten ve yanlış yapmaktan korkması
* Belli bir otoriteye bağımlı olması
* Yaratıcılığın dünyada pek az kişiye özgü bir yetenek olduğunu düşünmesi 
Ayrıca kalabalık sınıf ortamı, esnek olmayan öğretmenler, öğrencilere söz hakkı tanımaması,kısacası demokrasiye dayanmayan sınıf ortamı gibi etmenlerde yaratıcılığı engeller. Bunun yanında ailenin ve yakın çevrenin,çocuğu kısıtlamak çocuğun düşünce ve sorunlarına değer vermemek, doğa ile iletişimini engellemek , çocuğun yaptıklarını yanlış ve saçma bulmak,denetlemek,şiddet kullanmak,azarlamak,belli kalıplara sokmaya zorlamak gibi davranışları da yaratıcılığı engeller.
Yaratıcılık Aşamaları :
1. Hazılık dönemi
2. Kuluçka dönemi
3. Aydınlanma dönemi
4. Gerçekleşme yada doğrulama dönemi 

1. Hazılık dönemi :Bu dönemde sorun,gereksinim yada gerçekleştirilmek istenen şey saptanır,tanımlanır. Çözüm için gereken bilgi ve malzeme toplanır ve bunlar çözümün geçerliliği işlerliliği bakımından ölçütlere vurulur.
2. Kuluçka dönemi :Sorundan çıkarak geriye gidilir. Bu dönem,hazırlık aşamasındaki gibi dakikalarca sürebileceği gibi haftalar yada yıllar boyuda sürebilir.
3. Aydınlanma dönemi :düşünüler yaratıcılığa bir temel oluşturmak üzere zihinden doğarlar bu aşama çoğunlukla anlıktır,müthiş bir iç görüler zenginliği içinde gelişir,birkaç dakika yada bir kaç saat sürer.
4. Gerçekleşme dönemi ( Doğrulama Dönemi ):aydınlanma aşamasında ortaya çıkan ne ise,onun gereksinimleri karşılayıp karşılayamayacağının,hazırlık aşamasında saptanmış ölçülere uyup uymamayacağının anlaşılması ve gösterilmesi için yapılan bir dizi etkinliktir. 
b.    Dramatik Oyun
Çocukların çevrelerinde keşfettikleri tüm karakterleri ve hareketleri taklit ettikleri özgür bir ortamda oynanan oyundur. Dramatik oyun içinde çocuk kendini ifade eder. Çocuğun ilgisine göre tekrar oynanabilir. Örneğin;evcilik,doktorculuk gibi oyunlar için dramatik sözcüğü eyleme dayalı olması,hareketli oyun ve canlandırmalara yer verilmesi açısından kullanılmaktadır. Dramatik oyun anlıktır,süresi belli değildir. Temel olarak öykünmeye dayanır. 

c. Dramatizasyon
Dramatizasyon tıpkı drama gibi bir eylemselleştirmedir. Rol oynama yöntemi ile iç dramaların görselleştirilmesidir. Bir metni düz anlatımdan çıkarılarak yaşamda gerçekleşme şeklinin bulunması,bu tutumun bir beceri halini alması yönünde çalışma yapılmasıdır. Yada bir konu,bir olay yada durumun roller verilmesi yoluyla ve hareket,mimik,jest ve sözlerle canlandırılmasıdır. Çocuğun bedensel,zihinsel,duyuşsal,sosyal ve kültürel tüm özelliklerini geliştirir,çocuğu hayata hazırlamaya çalışır. 

d. Drama ( Yaratıcı Drama )

Drama ve dram kavramlarının daha eski ve köklü kavramlar olduğu belirtilmişti. Böyle bir yaratıcılık eğitimi;
* Eğitimde
* Resim,müzik,tiyatro,dans,şiir,edebiyat gibi ifade becerilerinin geliştirilmesinde.
* Bireyin kendini tanıması ve olanaklarını kullanması becerilerinin gelişmesinde kullanılır.
* Psikolojide drama kullanımına psikodrama bilindiği gibi sosyolojide de sosyodrama sözü kullanılır.
Dramanın dramatizasyondan ayrıldığı önemli noktalar şunlardır; dramatizasyonda rolleri dağıtan ve oynatan bir öğretmen vardır. Dramada birlikte yaratılan oyun süreçlerine karşın,dramatizasyonda belirlenmiş roller verilir,doğaçlamaya yer verilmez,kendiliğindenlik de pek yer almaz. Çocuk hayal gücünü geliştirir,çocuğun duygu ve heyecanı artar. Bunları yaparken sözcük dağarcığı gelişir,yeni bilgiler edinir. Öğrenci dramada yaratıcı bir sürece girer ‘drama; bir insanın kendi kendine ve başkalarıyla olan ilişkilerin tümüne denir. Kendi kendine olanına iç drama,başkalarıyla iletişim ve etkileşim eylemine dış drama denir. İnsanların düalist ( iki ruhlu ) bir yapıda olmamaları için,iç dramalarıyla dış dramalarının örtüşmesi sağlanmalıdır. İç drama,bireyin çocukluğundan günümüze değin bilgi birikimi ile oluşur. 

e. Rol Oynama

İnsanlar yaşantılarının her döneminde,her anında bir rol oynarlar. Rol,bir bakıma incelemek,analiz etmek,doğruyu aramaktır. Bir oyunda rol oynamak demek oyundaki bir karakterin duygularını,düşüncelerini canlandırmak demektir. Aslında insanlar yaşamlarında her an her zaman yeni bir rol oynarlar. Her duruma karşı yeni roller yaratırlar. Çocuk oyunlarında rol oynamaya en iyi örnek evcilik oyunlarıdır. Öykülenme ve pandonim rol oynamaya başlamanın kolay yoludur. Polis,doktor,öğretmen,şoför gibi kişilerin yorgun,sinirli,kızgın,neşeli vb. hallerini canlandırmak söz konusu olabilir. Rol oynama hiç bir zaman bir film veya tiyatro oyundaki karakterin aynı biçimde canlandırılması değildir. Rol yapmanın daha gelişmiş biçimi , gerçek hayatta henüz yaşanmamış rolleri üstlenerek , yaşamın daha ilerideki aşamalarına hazırlanmaktadır. Dramanın önemli bir bölümünü rol oynama oluşturur. Bir çocuk oyununda başarılı olan çocuk, rol oynama konusunda cesur ve girişken olmayabilir. Çünkü rol oynayarak kişilik sırlarını dışarı vuracağından korkar. Arkadaşlarının onun özel yanlarını öğrenerek kendisi ile alay edeceklerinden çekinir. Zaaflarının başkalarına eğlence olacağını zanneder. 
f. Doğaçlama
Doğaçlama , belli bir hazırlık üzerine kurulan , büyük ölçüde grup dinamiğinden yararlanılarak oluşturulan rol oynamalar , oyunlar ve benzeri süreçlerdir. Doğaçlama , öğrenciye sosyal olaylardaki gerçeğe uygun davranışları canlandırması için fırsat verdiği gibi , gerçek yaşamda karşılaşacağı durumlara da hazırlıklı olması açısından geniş olanaklar sunar. Doğaçlama insanın davranışlarında önemli bir yönlendirici ögedir. Birbirini tanımayan iki insanın birbiri ile karşılaştıklarındaki davranışları bir tür doğaçlama olarak görülebilir. Demek ki doğaçlama , anında ortaya çıkan bir durum olmaktan çok , belli kural ve kalıplara göre değişen , değiştirilebilen davranışlar , oluşumlardır. Anında yaratılırmış gibi görünse de belli hazırlık süreçlerini barındırır. Çocukların oyun oynamaları da bir tür doğaçlamadır. Çocukların ilk başlarda hareket ederken ve konuşurken akıcı olmayabilirler .Zamanla grubu tanırlar , kendilerine ve diğerlerine güvenleri artar , düşüncelerini sözlerle , hareketlerle rahat bir şekilde ifade ederler. 

g. İletişim
Duygu , düşünce ya da bilgilerin söz , devinim , yazı , görüntü , vb. aracılığıyla başkalarına aktarılması ve paylaşılmasıdır. 

h. Etkileşim
Toplumdaki insanlar birbiri ile ilişkilidir. Karşılıklı iletişim ve etkileşim hem birey hem de grup için son derece önemlidir. İnsanlar ve gruplar birbiriyle çok sayıda ilişki kurarlar. Etkileşim bu karşılıklı ilişkiler içinde geçerlidir. Öncelikle sosyal etkileşim karşılıklı olmayı gerektirir. Bundan dolayı da etkileşim iletişimde son derece önemlidir. Etkileme durumu ile anlatılmak istenen , bireylerin birbirlerinin duygularını , düşüncelerini , tutumlarını , ilgilerini , alışkanlıklarını , değer yargılarını , yaratıcı drama sürecine katmaları , paylaşmaları , paylaştıklarını değişik açılardan denetlemeleri ve bunların sonucunda elde edilenleri çevreleriyle bütünleştirmeleridir. 
 
 
  Bugün 5 ziyaretçi (17 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Sakarya Bilim ve Sanat Merkezi Arabacıalanı M. Alaniçi S. Serdivan SAKARYA Tel:0264 21146 83